Hakkımızda Ayın Teması Projelerimiz ağlıklı Haberler EDAKTÜEL İletişim

   Böcek Isırıklarına, Arı Sokmalarına Önlemler

 

BÖCEK ISIRIKLARI VE ARI SOKMALARI

 

Özellikle yaz aylarında böcekler ile başımız çoğunlukla derttedir. Oysa böceklerin ısırmalarına ya da sokmalarına bağlı gelişen istenmeyen reaksiyonlar çoğu zaman hafif bulgular ile seyreder. Ancak yaşamamızı tehdit edebilen, ciddi ve ölümle sonuçlanabilen reaksiyonlar da (ANAFİLAKSİ)gelişebilir. Arı sokmalarına bağlı ani gelişen anafilaksi sonucu hayatını kaybeden kişilerin haberlerini basın yoluyla öğreniyoruz. Şanslı olanlar acil yardımla hayata dönüyor. Acil müdahale konusundaki yetersizlikler sonucunda ise ani ve üzücü kayıpları hala yaşamaya devam ediyoruz. Daha fazla neler yapılabilir?

Böcek sokmaları  ile ilgili sorunlar genelde arı sokmaları ile yaşanmaktadır.

 

Ülkemizde en sık bal arısı (Apis mellifera) ve yaban arısının (Vespulavulgaris) sokmasına bağlı alerjik reaksiyonlar gelişir. Çoğu kişi hayatı boyunca en az bir kere arı tarafından sokulmuştur. Arı sokması sonucu ortaya çıkan belirtiler genellikle hafif ve sokulan yer ile sınırlıdır (lokal reaksiyonlar). Çoğunlukla sokulan yerde hafif bir ağrı ve kızarıklık olur. Bazı kişilerde ise arının soktuğu yerde avuç içi büyüklüğünde kızarıklık ve ısı artışı olan şişlikler oluşur. Bu reaksiyonlar daha geniş bir alana da yayılabilir. Bir hafta-10 gün içerisinde düzelir.

Ama ne yazık ki bazı kişilerde arı sokmasından sonra dakikalar içerisinde sistemik bulgular yani anafilaksi gelişebilir. Toplumda arı sokmalarına bağlı anafilaksi sıklığı %2-5 arasında değişmektedir. Arı sokması sonucu hastaların cildinde yaygın kızarıklık, kaşıntı, yüzde ve dudakta şişlik, nefes darlığı, öksürük, nefes alamama, tansiyon düşüklüğü, çarpıntı, bayılma, karın ağrısı, kusma ve koma gelişimine kadar gidebilen bulgular ortaya çıkabilir. Hastanın duyarlılığına göre klinik bulgular ve bu bulguların şiddeti farklılık gösterebilir. Bu klinik tabloyu ANAFİLAKSİ olarak adlandırıyoruz. Tedavi edilmediğinde ölümle sonuçlanabilir. Her yaş grubunu etkilemekle beraber 40 yaş üzeri arı sokmalarında anafilaksi riski daha fazladır.

Anafilaksi geçiren hastaya tedavisine hemen başlanmalıdır. Adrenalin yaşam kurtarıcı ilaçtır. Arı sokmaları genellikle açık alanlarda yaşandığı için acil servise gidecek zamanınız olmayabilir. Bu nedenle hastanın kendi kendine yapabileceği otomatik enjektörler (oto-enjektör) geliştirilmiştir. Tedavide ilk seçenek olan adrenalin bacağın dış yüzüne kas içerisine yapıldığında hayatınızı kurtarabilir. İlk yardım yapıldıktan sonra mutlaka 112 acil servise de başvurulmalıdır. Dolayısıyla anafilaksi geçirme öyküsü olan hastalar ya da yakınları yanlarında mutlaka adrenalin oto-enjektör taşımalıdırlar. Maalesef bu konuda toplumsal farkındalığımız yeterli düzeyde değildir. Anafilaksi geçiren hastaların daha kapsamlı korunma ve tedavi konusunda yardıma ihtiyaçları bulunmaktadır.

Kişinin arı sokmasına bağlı anafilaksi gelişme riskini öngörmek zordur. Bir çok hastada ilk arı sokmasıyla anafilaksi gelişmektir. Arı sokmasına bağlı hafif belirtileri olan kişilerde de sonraki sokmalarda düşük oranda da olsa anafilaksi gelişebilir. Anafilaksi riskini öngörmek için başvuran kişilere yapılacak deri testleri ya da diğer testlerin bilimsel değeri yoktur.  Test sonuçları negatif çıkan kişilerde anafilaksi gelişebilirken, pozitif çıkanlarda da arı sokması sonucu anafilaksi gelişmeyebilir. Bu nedenle gereksiz yere test yaptırılmaması gerekmektedir.

Tanısal testler anafilaksi geçirme öyküsü olanlarda deneyimli alerji ve immünoloji uzmanları tarafından acil müdahale yapılabilecek kliniklerde yapılmalıdır. Herhangi bir şikayeti olmayan kişilere deri testleri yapılmamalıdır.

Arı sokmalarına bağlı gelişen anafilaksi tedavi edilebilir. Hastaların bu şansı kullanmaları gerekir. İmmünoterapi (aşı tedavisi) arı alerjisine bağlı anafilaksi geçiren hastalarda çok başarılıdır. İmmünoterapi başlamadan önce tanısal testler yapılır. Hangi arı cinsine karşı anafilaksi gelişiyorsa immünoterapi ona göre seçilir. 

 

 

Arılar dışında sivrisinek sokmalarına yaz aylarında oldukça sık rastlanmaktadır. Çoğunlukla hafif bulgularla seyreder. Nadiren ciddi reaksiyonlara neden olur. Sivrisinek sokması sonucu bölgesel kızarıklık ve kabarıklıkla karakterize ürtiker ve bunu takiben de kaşıntılı kabarıklıklar ortaya çıkabilir. Skeetersendromu olarak tanımlanan bu tablo daha çok küçük çocuklarda, bağışıklık sisteminde sorun olanlarda ve yoğun sivrisinek sokmasının olduğu durumlarda görülür.

Bunların dışında at sineği, ateş karıncalarına bağlı alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Çoğu hafif reaksiyonlardır. Nadiren ciddi sistemik reaksiyonlar olabilir. Böcek alerjenlerine solunum yoluyla da maruz kalınabilir. Duyarlı olan kişilerde alerjik rinit, astım ve konjunktivit bulguları ortaya çıkabilir. Tricopteralar tatlı su yüzeyinde yaşayan böceklerdir. Bu böceklere alerjisi olan kişiler çapraz reaksiyon sonucu midye veya karides yediklerinde alerjik reaksiyonlar gelişebilmektedir. Yine tatlı su yüzeyinde yaşayan titrersineklere solunum yoluyla maruz kalınması ile alerjik reaksiyonlar gelişebilmektedir.

 

Sonuç olarak böcek sokmalarının çoğu hafif belirtiler ile seyreder. Ancak arı sokmalarına bağlı gelişen anafilaksi hayatımızı tehdit edip ölümcül reaksiyonlara neden olabilir. Anafilaksi geçiren hastaların önlem olarak taşıdıkları adrenalin oto-enjektör hayatlarını kurtarır. İmmünoterapi (aşı tedavisi) şansını bu hastalar mutlaka kullanmalıdır.


                                                                                              Prof.Dr.Can N. KOCABAŞ

                                                                                                                                              Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji BD.

 Görüntüleme Sayısı:  74      Yazdır       Arşiv       Geri 

 
EDAKOM Yazılım Bilgisayar Ltd. Şti.