Hakkımızda Ayın Teması Projelerimiz ağlıklı Haberler EDAKTÜEL İletişim

   Haydi Yüzmeye

 

 Haydi Yüzmeye!

 
 
Suya aşinalığımız anne karnında başlar. Sadece bir embriyo iken suyla başlayan bu tanışıklığımız, bu hayati sıvıya farklı anlamlar yüklememize sebep olur. O artık anne karnındaki huzur, sakinlik, dinginlik ve benzeri birçok manevi duygunun dünyadaki yansımasıdır bizim için. Hayatımızdaki çoğu şeyde olduğu gibi, her zaman o duyguları tekrar yaşayabileceğimiz nüanslar arar dururuz. İşte bu yüzdendir ki yüzme, hepimizin anne karnına yaptığı kaçısın çok önemli bir parçasıdır. Yüzde 80’i suyla kaplı olan dünyamızı ve her yere yapılan havuzları da göz önüne alırsak yüzme, cinsiyet veya yaş gibi farklar ayırt etmeksizin neredeyse hepimizin günlük hayatında kolayca deneyimleyebildiği sporlardan biri. Yaşattığı bu duygusal tatmini bir kenara bırakırsak yüzme, anne karnının sağlıklı ortamını da insanın farklı bir şekilde tekrar deneyimleyebilmesine yardımcı oluyor. Suyun gücüne karşı koyarak yapılan yüzme sporu, vücuttaki tüm kasları aynı anda senkronize olarak çalıştıran nadir sporlardan. Bu sebeple diğer tüm kalori yakmak veya kas geliştirmek için yapılan egzersizlerden daha etkili. Araştırmalara göre bir saatlik bir yüzmeyle 516 kalori yakabilmek mümkün. Eğlenceli bir spor olması da cabası…
 
 
 
Doktorlar, sağlıklı bir hamilelik sürecinde dahi yüzmeyi öneriyor
Kasları çalıştırmasının yanı sıra rahatlamasına da yardımcı olan yüzme, başta fizyolojik olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde doktorların başlıca önerilerinden biri. Örneğin kalp hastalarının kan basıncını arttıracak veya kalbi yoracak aktivitelerden uzak durması gerekir. Bu noktada yüzme, kalp rahatsızlığı olanlar için ideal bir fiziksel aktivite. Solunum hızı ve derinliğini de daha kaliteli hale getiren yüzme, astım hastaları için de önemli bir aktivitedir. Diğer bir yandan su omurga üzerindeki baskıyı azaltmaya yardımcı olur. Bu özelliği sebebiyle doktorlar, sağlıklı bir hamilelik sürecinde dahi yüzmeyi tüm anne adaylarına ısrarla öneriyorlar. Yüzme aynı zamanda çoğu spor gibi günlük hayatımızı da olumlu yönden etkiliyor. Rahatlayan kemikler ve eklemler vücudun esnekliğinin artmasına yardımcı oluyor. Böylece yüzen insanlar günlük yaşantılarında uzuvlarını daha geniş açılarla rahatlıkla kullanabilirler. Tüm uzuvları ve kasları harekete geçiren yüzme, kalbe giden temiz kan akışının arttırarak daha sağlıklı bir dolaşım sistemine sahip olmamıza yardımcı olur. Yüzme aynı zamanda kolestrolü de düzenler. Enerji üretimi için yağ yakımını hızlandıran yüzme, bir spor salonunda yakılan kalorinin üç - beş kat fazlasını yakmaya yardımcı olarak kolestrolü dengeler. Böylece yağ depolarındaki birikimi de engelleyen yüzme, insülin dokuların duyarlılığını arttırarak diyabet riskini düşürür. Solunumu güçlendiren yüzme, kan ve dokulardaki oksijen alımını arttırarak bize daha kaliteli bir hayat sunar. Vücudumuzu her anlamda çalıştıran bu aktivite eklem ve dokularda ağrı, şişme ve diğer rahatsızlıkları da engeller. 
 
Yüzmek, insan bedenine en uyumlu sporlardan biri
 
 
 
 
Ne kadar sağlıklı ve manevi açıdan tatmin edici bir spor olursa olsun yoğun iş temposunda ve hayat koşturmacasında yüzmeye vakit ayırmak, bazı insanlara zor bir aktiviteymiş gibi gelebiliyor. Selami Aksoy ve Arzu Bulgurcuoğlu yüzmeye farklı sebepler ile başlamış ve yoğun iş tempolarına rağmen yaz kış demeden yüzen ve yüzmeyi bir hayat tarzı haline getirmiş isimlerden sadece ikisi. Selami Aksoy 55 yaşında bir psikiyatri uzmanı. Mersinli Aksoy, denizle 10 yaşında tanışmış ve 45 senedir bilfiil yüzüyor. 20’li yaşlarından sonra havuz yarışları ve uzun mesafe yüzme yarışlarına da katılıp yarı-profesyonel olarak yüzmeye devam eden Aksoy, iş temposunun yanı sıra, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını Yüzerek Geçme Yarışları gibi yılda yaklaşık 4-5 farklı yarışa katılıyor. Aksoy bir tıp doktoru olarak yüzmenin bilimsel yanını da bildiğini belirterek yüzmeyi, insan bedenine en uyumlu sporlardan biri olarak yorumluyor. Yüzdüğümüz süre içinde yer çekiminden bağımsız kaldığımız için yüzmenin, hem fizik hem de ruh sağlığına çok olumlu etkileri olduğunu söyleyen Aksoy, bu nedenle yüzmeden vazgeçemediğini ifade ediyor. Aksoy yüzme için: “Bana hep sorarlar bir psikiyatri uzmanı olarak siz nasıl deşarj oluyorsunuz diye, ben her kulaçta deşarj oluyorum ruhsal açıdan, fizik sağlığına katkısı zaten tartışılmaz.” diyor. 
 
“Yüzmeyle birlikte artık tartıya bakmaktan çekinmiyorum”
Arzu Bulgurcuoğlu 45 yaşında ve bir firmada satış temsilcisi olarak çalışıyor. Günde 12 saat çalışan Bulgurcuoğlu, yoğunluğuna ve yorgunluğuna rağmen haftada en az iki gün yüzüyor. Bulgurcuoğlu yüzmeye 2015'de geçirdiği trafik kazası sonrası doktorunun önerisiyle yüzen kardeşinin tavsiyesi üzerine başlamış. Kendi rahatsızlığı sebebiyle bir süre ara verdiği yüzmeye, büyük bir istekle tekrar başlayan Bulgurcuoğlu, 2016’da Eskişehir ve Marmaris’te katıldığı yüzme yarışlarında iki madalyanın da sahibi olmuş. 2016 Marmaris Bayanlar Bayrak Yarışı’nda kazandığı birincilik hakkında Bulgurcuoğlu: “40 yaşından sonra arkadaşlarım ve çevrem buna inanamadı, tek inanan ailem ve dostlarım oldu. Hiçbir şeyin yaşla ilgili olmadığını, inançla olabileceğini, hem hastalık ile mücadelemde hem de burada kanıtladım.” diyor. Amacımız örnek olmak diyen Bulgurcuoğlu’nun kardeşi ve kendinden sonra yeğeni de yüzmeye başlamış. Yüzmeyle birlikte artık tartıya bakmaktan çekinmediğini ifade eden Bulgurcuoğlu, kendini yüzme sayesinde daha dinç hissettiğini söylüyor. Psikolojik açıdan da kendisine çok olumlu katkıları olduğunu belirten Bulgurcuoğlu, yüzmeyi herkese tavsiye ediyor. 
 
 
Gözde Naz UYSAL
 Görüntüleme Sayısı:  69      Yazdır       Arşiv       Geri 

 
EDAKOM Yazılım Bilgisayar Ltd. Şti.