Hakkımızda Ayın Teması Projelerimiz ağlıklı Haberler EDAKTÜEL İletişim

   Ayın Teması: Sonbaharı Beklemek

Tatili geride bırakıp çalışma ve okul hayatına dönmek gözünüzde büyümesin. Sağlıklı bir dönem sizleri bekliyor!

Belki bir sahil kasabasında belki bir Karadeniz turunda ya da yurt dışının karşı konulamaz çekici topraklarında belki de olduğumuz yerde koskoca bir yaz tatili geçirdik. Bu rahat geçen dönemden sonra yoğun iş ve okul temposuna alışmak zor olacak diyenler için mükemmel tüyoları yazdık? İş yerinde nasıl verim sağlayabileceğinizden Diyetisyen Derya Zünbülcan'ın sonbahara özel beslenme önerilerine, sonbahar modasından mükemmel bir gün geçirmenin sırlarına kadar her şeyi bulabileceğiniz bir dosya sizlerle.

1.Kabiliyet gücünüzü gösterin

Zekâmızı günlük hayatımıza yansıtabilmek şüphesiz ki bizi diğer canlılardan ayıran en önemli özellik. Doğru araçlar düzenli şekilde kullanılırsa bu özelliğimiz verimliliğimizi olumlu yönde etkileyen en kesin unsur olarak karşımıza çıkarlar. Bu ister bir dosya ister bir bilgisayar isterse de oturduğunuz sandalye olsun, işiniz için en iyi araç gereçleri kullanmak gün sonunda başardığınız iş sayısında büyük bir fark yaratacaktır.

2. Zamanınızı ve işlerinizi yönetin

Basit bir planlama, zamanınızı daha verimli hale getirmek konusunda size yardımcı olabilir. Yeni bir güne başlarken o gün hangi işleri tamamlayacağınızı bilmelisiniz. İşlerinizi önem sırasına koymanız gün içerisinde sizi rahatlatacaktır. Örneğin işin nasıl yapılacağına, işi kimin yapacağına göre ayırabilirsiniz. Bu sıralamayı yaparken işleri acil ve önemli olarak gruplamak da önem taşır.

3. "Hayır" demeyi öğrenin

Çalışmalarınızı engelleyecek her türlü dış etkene "Hayır" diyebilmelisiniz. Acil konular ve az sayıda özel durumlar hariç, bir iş üzerinde yoğun şekilde çalışırken dikkatinizi dağıtacak her şeyden kaçınmalısınız.

4. Kendiniz için en doğru zamanı bilin

Tabii ki hepimizin gün içinde verimsiz olduğu zaman dilimleri olabilir. Önemli olan sizin bu zamanların farkında olmanız? Sabah mı, öğleden önce mi veya öğleden sonra mı? Bu zamanları her gün tekrar ettiğiniz yapılması kolay işlerle veya kendinize zaman ayırarak değerlendirebilirsiniz. Yorgun hissetmeye başladığınızda veya odaklanma sıkıntısı çektiğinizde çalışmaya bir ara verin, belki küçük bir kaçamak size de iyi gelebilir!

5.Nokta atışı

Yolculuk yaparken veya aktif olarak çalışmadığınız zamanlarda tamamlayacağınız küçük işler, daha önemli işlere daha fazla zaman ayırmanızı sağlayacaktır.

8. Geçmişten güç alın!

Verimliliği arttırmak için kopyala-yapıştır metodunun bazı durumlarda oldukça işe yaradığını göz ardı etmemek gerek. Daha önceden hazırlanmış taslak ve şablonları kullanmak sıkıştığınız anlarda size zaman kazandıracaktır.

9. Home-office size iyi gelecek?

Bazı durumlarda evden çalışmak, ofis ortamındaki dikkat dağıtan etmenlerden uzaklaşmak varolan verimliliğinizi arttırabilir. Elbette evde çalışmak için gerekli araç ve gereçlerin yanınızda olması ve çevrenin çalışmaya uygun olması da önemli. Ayrı bir ofis veya oda vars; kapınızı kapayıp verimli bir gün geçirebilirsiniz.

Ama her şeyden önce mutlu olmayı, her ne yaparsa yapsın aşk ile yapmayı ihmal etmemeli insan.

Motivasyon arttıran filmler

Kişisel gelişim kitaplarından sıkıldıysanız film izlemek de motivasyon arttırıcı bir eyleme dönüşebilir. İşte birkaç öneri:

- Ölü Ozanlar Derneği

-Akıl Defteri

-Ağaç Eken Adam

-Akıntıya Karşı

-Aman Tanrım

- Forrest Gumb

- Can Dostum

- Umudunu Maybetme

- Guguk Kuşu

- İçimdeki Deniz

-Nietzsche Ağladığında

-Truman Show

-Amedeus

Diyetisyen Derya Zünbülcan


Sonbahara özel beslenme önerileri

Sonbahar ayları savunma sistemi zayıf bireyler için nezle-grip aylarıdır. Bu dönemde savunma sistemindeki zayıflamayla birlikte grip, nezle sıklıkla görülür. Bu değişikliklere vücudumuzun uyum sağlaması ve sonbaharda hastalıklarla savunma sistemimizin güçlü çalışması için beslenme düzenimizde ve yaşam tarzımızda bazı değişiklikler yapmakta fayda var.

Sonbaharda sofranızı güçlendirin, sağlığınız güçlensin

- Sağlıklı sofra, sağlıklı beden demektir. Bu sonbaharda bir karar alın ve değişime sofranızdan başlayın. Fazla kilolarınızı sağlıklı şekilde verin. Yapılan bilimsel çalışmalarda vücut kitle indeksi 45 ve üzerinde olan kişilerde yaşam süresinin 20 yıl kısaldığı, kilo verilmesi ile bağışıklık sisteminin güçlendiği gösterilmiştir. Unutmayın! Kiloyu kaybetmek, hayatı kazanmak demektir.

- Karbonhidrat, protein ve yağdan dengeli, lif içeriği yüksek bir programla beslenmek bağışıklık gücünüzü arttırır. Kuru baklagiller hem protein, hem lif hem de savunma sistemi için önemli minerallerden biri olan demir açısından zengindir. Haftada en az 2 defa kuru baklagil tüketilmelidir. - Kolesterol probleminiz yoksa kahvaltıda mutlaka yumurta tüketin. Kahvaltıda yumurta tüketmek hem metabolizmanızı hızlandırır, hem de kan şekerinizi dengeleyerek kilo artışını önler. Kahvaltıda tahıllı ekmek, yarım yağlı peynir, doğal bal, zeytin, domates, biber ve yumurta ile sonbaharda hastalıklardan korunabilirsiniz.

- Günde 1 bardak kefir için. Kefir savunma sistemini güçlendirir, mide barsak florasını dengeler, hazmı kolaylaştırır, kabızlığı önler, kansere karşı koruyucudur, yüksek tansiyon, kolesterol düşürülmesinde etkilidir. - Vitamin ve mineraller bağışıklık sisteminin korunmasında büyük önem taşır. Sonbaharda hastalıklardan korunmak ve hastalığın seyrini hafifletmek için A, C, E vitamini tüketimine dikkat edilmesi gerekir.

- C vitamini alımınıza dikkat edin. C vitamini, soğuk algınlığında antihistaminik etki göstererek belirtileri hafifletir. Alışveriş sepetinize limon, portakal gibi turunçgillerle değil, özellikle kuşburnu, kırmızı ve yeşil sivri biber, kivi, maydanoz, roka ekleyerek C vitamini alımınızı arttırabilirsiniz.

- A vitaminini ihmal etmeyin. A vitamini, kandaki beyaz hücre aktivitesini artırır. Beyaz hücreler savunma sisteminin önemli bileşenleridir. Havuç, ıspanak, kabak, domates, karaciğer, havuç, ıspanak, brokoli, marul, kayısı tüketerek A vitamini alımınızı arttırabilirsiniz.

- Sofranızda haftada 2 defa balık olsun. Balık sağlığın temeli olan Omega-3 yağ asitlerinden zengindir. Savunma sisteminizi güçlendirmek için pişirme yöntemi de önemlidir. Mevsim balıklarını ızgara şeklinde, buğulama yaparak veya fırında pişirerek tüketebilirsiniz.

- Alkolden uzak kalmaya veya azaltmaya çalışın. Yapılan bilimsel çalışmalarda alkol tüketiminin hastalıklarla savuma sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaptığı kanıtlandı. Güçlü bir bağışıklık sistemi için alkolden uzak durmaya dikkat etmelisiniz.

İyi Fikir: Sonbaharda hastalıklardan korunmak için günde 1 fincan ekinezya çayı içmek, 1 kâse probiyotik yoğurt yemek!

Sonbaharda gribe meydan okuyan üçlü

Yeşil Yapraklılar: Vücudumuzda her an serbest radikaller adı verdiğimiz maddeler oluşur. Serbest radikaller hücresel hasar gerçekleştirerek yaşlanmadan ve hastalıklardan sorumlu maddelerdir. Yeşil yapraklılar serbest radikaller ile savaşarak grip, kanser, kalp hastalıkları ve obeziteye karşı koruma kalkanı oluşturur. Journal Nutrition'da yayınlanan bir makaleye göre günde 1 defa pişmiş yeşil yapraklı bir sebze tüketmek kolon kanseri riskini yüzde 24 oranında düşürmektedir. Gripten kansere kadar birçok rahatsızlıktan korunmak, bu sonbaharı sağlıklı geçirmek istiyorsanız her öğün yeşil yapraklı sebze tüketmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.


Havuç: Havuç provitamin A,C,D,E,K,B1 ve B6 vitaminlerinin zengin kaynaklarından birisidir. Biotin, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve diğer bazı minerallerce de zengindir. İçerdiği lutein, alfa, beta, gamma karatenoidler (turuncu renk verir), zeaksantin ve ksantofil (sarı renk verir) gibi fitonutrientler sayesinde sebzelerin kralıdır.

Sarımsak: Sarımsak, milattan önce 2600-2100 yıllarında Sümer kil tabletlerinde ve milattan önce 1550 yılında tıbbı bir metin olan Ebers Kodeksinde eski Mısırlılar için, özellikle çalışan sınıf ve ağır işçiler için, önemli bir ilaç olduğu yazılan mucizevî bir besindir. Hücre hasarını önleyerek yaşlanmanın ertelenmesinde etkilidir. Unutulmaması gereken temel nokta azının karar çoğunun zarar olduğudur. Günde 1 veya 2 diş sarımsak tüketimi yeterli olacaktır.

Mükemmel bir gün geçirmenin sırrı

Sabahın ilk birkaç saatinin günün geri kalanının nasıl geçeceği üzerinde önemli bir rol oynadığını biliyoruz.

Terazinin bir ucunda her gün sabah 5'te kalkan Virgin'in kurucusu Richard Branson veya sabah 4 buçukta kalkan Disney'in CEO'su Bob Iger bulunuyor. Diğer ucunda ise yataktan asla ayrılamayanlar. Aslına bakarsanız düşündüğünüzün aksine güne erken başlamak, çalışmaya erken başlamak değil, duyularınızı erken uyandırmak için önemli bir adım.

Bunu daha iyi anlamak için, planlı insanların başarısında önemli role sahip dört unsuru inceleyelim:


1. Güne egzersizle uyanın

Sözünü ettiğimiz başarılı insanlar vücutlarını uyandırarak güne başlıyorlar. Egzersiz sırasında üretilen hormon akışı sayesinde günlerine ekstra bir enerjiyle başlarlar ve olumlu bir durgunluk hali yaratırlar. Egzersiz sona erdiğinde elde edilen bu olumlu hissi günlerinin başlangıç noktası yaparlar. Tabii ki bunun çok yoğun ve yorucu bir egzersiz olması şart değil. 20 dakika bisiklete binmek veya hızlı adımlarla yürümek veya vücudu esnetmek vücudunuzu güne hazırlamak için yeterli olacaktır.

2. Gününüzü planlayın ve gözünüzde canlandırın

Kendinizi gün içerisinde karşılaşabileceğiniz stresli anlara hazırlıklı kılmak için gününüzü planlamaya ve göz önünde canlandırmaya birkaç dakika ayırabilirsiniz. Bu tür bir planlama ayrıca gün içerisindeki dinlenme aralarınızı düzenlemek için de size oldukça yardımcı olacaktır.

3. Sağlıklı bir kahvaltı yapın

Vücudunuzun iyi işlemesini istiyorsanız, ona ihtiyacı olan enerjiyi uygun bir şekilde sağlamanız gerekir. Bunu yapamadığımız takdirde, muhtemelen günün başından itibaren kendinizi yorgun hissedersiniz. Buna ek olarak sinir sisteminiz de huzursuzluğa meyillenir ve günün sonunda iki misli daha yorgun olmaya sürükler. Tüm bu olumsuzlukları engellemenin en önemli yollarından biri şüphesiz ki sağlıklı bir kahvaltıyla güne merhaba demek.

Herhangi bir rutinde olduğu gibi, erken kalmak ve günün ilk saatlerinden faydalanmak başta zor gibi görünse de, vücudunuzun şımartılmaya ihtiyacı vardır. Siz stresli bir yaşamda koşturdukça daha çok dinlenmeye ihtiyacı olan vücudunuzu bu ritüele alıştırdığınızda gün içerisinde kesinlikle daha fazla enerjiye sahip olduğunuzu hissedeceksiniz.

Sonbahar modasına göz atalım!

Ünlü moda yorumcuları yeni sezon sonbahar modası hakkında ufak tüyolar verdi.

Sonbahar-Kış 2014-2015 sezonunun egemen rengi deve tüyü. Bu rengin tonları hem günlük giyimde, hem de ev tekstili ürünlerinde temeli oluşturuyor. Bu renkle tezat yakalama gücüne sahip feminen tonlar ise kış sezonunun vazgeçilmezleri arasında yerini alacak.

Kış sezonunun "olmazsa "olmaz" diğer renklerinden biri de gri. Gri, renk paletindeki tüm farklı tonları ile kadın koleksiyonlarını istila ediyor.

Önümüzdeki kış sezonunun parolasını aklınıza kazıyın: "Siyah, yeni siyah." Yani siyahsız yapamayacağız. Siyahın hem zıddı hem de en yakın arkadaşı beyaz ise dikkat çekici tasarımlarda kendisini gösterecek.

Mavi rengi geçen kıştan bize miras. Gelecek sezon da bu rengin farklı tonları ve desenlerdeki hakimiyetiyle masmavi bir kış geçireceğiz.

Avcı yeşili olarak adlandırdığımız renk ise 2014 yaz sezonundaki yerini 2015 kış sezonuna taşıyor. Bu rengi özellikle çağdaş, modern tasarımlarda göreceğiz. Geçen kış sezonunda ön planda olan kahverengi, bu sezon tahtını avcı yeşiline devredecek.

Kış rengi olarak kendini güncelleyen kırmızı, koza tarzı örgülerde görülecek. Özellikle aksesuarlarda belirginleşen bu renk, erkek koleksiyonlarında da karşımıza çıkacak.

Safran sarısı tonları kış sezonu içerisinde en çok erkek koleksiyonlarında göze çarparken, kadın koleksiyonlarında da cömertçe kullanılıyor. Sarının diğer rastlayacağımız tonları ise sülfür sarısı ve asit sarısı.



 
EDAKOM Yazılım Bilgisayar Ltd. Şti.